Rafet Ulutürk

Tarih: 19.01.2026 08:17

Trump Amerikayı Yıkıyor mu, Yoksa Amerika Zaten Mi Bölünmüştü?

Facebook Twitter Linked-in

Donald Trump’ı bir neden olarak görmek kolay. Ama belki de asıl mesele şu: Trump, Amerika’yı yıkan adam mı, yoksa zaten çatlamış bir yapının üzerine gelen son darbe mi?

Amerika bugün bir ülke gibi değil, bir kıta dolusu kimlik kavgası gibi davranıyor. Kıyılar başka bir dünya, iç eyaletler bambaşka. Beyaz yakalı elitler ile mavi yakalı öfke, göçmen Amerika ile “eski Amerika” arasında görünmez ama derin bir fay hattı var. Trump bu fay hattını açmadı; üstüne iş makinesiyle girdi.

Peki Amerika kaça bölünür?

Dört mü? Altı mı?

Bu soru artık bir fantezi değil. Akademik çevrelerde, think-tank raporlarında ve hatta Pentagon senaryolarında bile “ABD iç çözülme ihtimali” açıkça konuşuluyor. Kaliforniya ekseni, Teksas merkezli muhafazakâr blok, kuzeydoğu liberal kuşak, Orta Batı’nın kimliksizleşmiş boşluğu… Haritaya bakınca, Amerika tek bir ülke gibi değil, birbirine tahammül eden eyaletler konfederasyonu gibi duruyor.

Ama asıl provokatif soru şu:

> Bu bölünmede yeni “etnik” ya da “kültürel” bölgeler çıkar mı?

“Türk bölgesi olur mu?” sorusu kulağa uçuk geliyor olabilir. Ama Amerika tarihi, uçuk görünen her şeyin bir gün normalleştiği bir hikâye değil mi?

Bugün ABD’de milyonlarca Türk, Kürt, Arap, Orta Asyalı, Balkan kökenli insan var. Ama mesele sayı değil; örgütlü kültür ve siyasi bilinç. Latinler bunu başardı. Çinliler başardı. Yahudi lobisi zaten başından beri oyunun içinde.

Türkler ise hâlâ “misafir” psikolojisiyle yaşıyor. Amerika’yı etkileyen değil, Amerika’da hayatta kalmaya çalışan bir topluluk olarak.

Trump döneminin asıl yıkımı burada yatıyor: Amerika artık “herkesin eriyip Amerikalı olduğu” bir pota değil. Herkes kendi kimliğini keskinleştiriyor. Bu da geleceğin Amerika’sını tek bayraklı değil, çok merkezli, çok kimlikli bir yapıya doğru itiyor.

Trump gider. Biden gelir. Başka biri çıkar.

Ama kırılan şey tamir olmuyor.

Amerika belki resmen bölünmeyecek. Ama fiilen, zihinsel olarak, kültürel olarak çoktan bölündü bile. Dörde mi, altıya mı? Bunun cevabı matematik değil; öfke, eşitsizlik ve kimlik siyaseti belirleyecek.

Ve eğer bir gün bu harita yeniden çizilirse, mesele “Türk bölgesi olur mu?” değil.

Asıl soru şu olacak:

> Kim bu oyuna zamanında girdi, kim seyirci kaldı?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —