İran’ı, hem 40 milyona yakın soydaşımın yaşadığı bir devlet, hem de Müslüman oldukları için seven biri olarak yazıyorum.
İran’ı, Amerika ve İsrail karşıtı oldukları için seven biri olarak yazıyorum.
İran’ı, komşumuz oldukları için seven biri olarak yazıyorum.
İran’ı, Allah korusun bir bölünme yaşarlar ise en büyük zararlarının bize dokunacağını bilen biri olarak yazıyorum.
İran’ı Ehlibeyt sevdalısı oldukları için seven biri olarak yazıyorum.
***
Bu gün İran’da yaşananların, Amerika ve İsrail destekli olduğunu bilerek yazıyorum.
Bu gün İran’da yaşananların Arap baharı ile başlayan Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Kuzey Afrika projesinin sondan bir önceki “bizden bir önceki” adımı olduğunu bilerek yazıyorum!!!
Bu gün İran’da yaşananların emperyalist Amerika ve Siyonist İsrail tarafından içeriye yerleştirip besledikleri ajanları-siyasetçileri-kuklaları tüccarları-bürokratları-basın mensupları aracılığı ile başlatıldığını,
Ve hiç ölmeyecekmiş gibi devlet nimetleri ile kul hakları ile sarhoş olan bazı yöneticileri yüzünden artarak devam ettiğini bilerek yazıyorum.
***
Maalesef olaylar sonucu öldürülenlerin ve yaralıların sayısı söylenenlerin çok çok üzerinde!
Tutuklular arasından idam edilecekler ile birlikte ölü sayısının artacağını hissediyor ve üzülüyorum.
İran Devletinin ve Molla rejiminin yaşanan bu olayları bastıracak güçte olduğunu ama!!!
Oluşan ve oluşacak yarınlarda telafisinin mümkün olmayan yaralara sebebiyet vereceğini hisseden biri olarak yazıyorum.
Ne yapıyorlarsa iyi yapmıyorlar!
Adım adım parçalanmaya gidiyorlar belki bu gün değil ama yarın da çok uzak değil!
Misal Irak, misal Libya, misal Afganistan, misal, Suriye, misal neyse…!
***
İran ekonomik yaptırımlarla pes ettirilecek bir ülke değil,
Ekonomik yaptırım sadece İran’a değil hiçbir ülkeye zarar vermez, aksine güçlendirir.
Kendi dinamiklerine özüne döndürür.
Keşke bize de bir 5-10 yıl ekonomik yaptırım uygulansa!
Eminim en fazla 5 yılda her anlamda kendimize geliriz, bu gün yaşadığımız bütçe ve üretim açığının, enflasyon ve geçim sıkıntısının en büyük sebebi aşırı dışa bağımlılık!
Kaldı ki İran, sahibi olduğu petrol ve doğalgaz ile hakimiyeti altında bulunan Hürmüz Boğazı ile tarımda da kendi kendine yeten üretim avantajı ile, Rusya ve Çin ile yaptığı ticaret ile Asya kıtasının en güçlü ülkelerinden biri!
***
Peki bu gün İran halkını devletlerine karşı isyan noktasına getiren sıkıntı ne!
Fakirlik dersen bu sorun insanlık var olduğu günden bu yana süper güç ülkeler dahil her ülkede var!
Yer yer hem ülkemizde yaşayan İranlılar ve yurt dışında tanıştığımız İranlılar ile sohbetlerden öğrendiklerimiz duyduklarımız gerçekten hem üzücü hem düşündürücü!
İşlerin ehline değil de Mollaların uygun gördüklerine verilmesi, gelir dağılımında ki adaletsizlikler, Devlet imkanlarını sonuna kadar kullanan bir kısım azınlık, artan vergiler, artan suç oranları, bozulan aile yapıları, artan boşanmalar ve azalan çocuk sayısı!
Artan uyuşturucu kullanımı, zenginlerin lüks ve ihtişam düşkünlüğü, din adamlarının Kur’an-a değil merkezi otoritenin siyasi çıkarlarına yönelik fetvaları!
Her geçen gün artan güvensizlik duygusu!
Köylerden başta Tahran olmak üzere büyük şehirlere göç ve göçün etkileri, Taliban zihniyetli Afganlıların ülkelerine rahat rahat girip çıkmaları, sürekli kaşınan etkin farklılıklar, kişiye göre değişiklik gösteren adalet sistemi ve molla rejiminin tavizsiz sert yönetim anlayışı!
Zeki çocukların, sanatçıları ve elinde mesleği olan yeteneği olan İranlıların Avrupa ülkelerine kaçma arzusu!
***
İslam Dininin bir yönetim şekli değil, bir yaşam şekli olduğunu ne zaman anlayacağız?
İslam dininin siyasi bir rejim değil, mükemmel bir yaşam felsefesi olduğunu ne zaman anlayacağız?
İslam dinin temelinde totaliter- otoriter yönetim anlayışı değil, adalet, merhamet, hoş görü, tahammül ve barışın sevginin yattığını ne zaman anlayacağız?
Deizm ateizm yani dinsizliğin bu yüzden arttığını ne zaman anlayacağız!
Ve maalesef bu gün bu nedenler İran’da oldukça fazla!
***
Aklı olan düşünebilen her kes insanların sorununun din olmadığını biliyor, sorun din adı altında yapılanlar!
Yoksa, İslam dini ve dindarlık kadar güzel bir inanca, bir düşünceye, Hz. Muhammed gibi güzel ahlaklı adil örnek bir peygambere sahip 1.3 milyar Müslüman neden bu durumda olsun!
Neden ülkeleri cazibe merkezi olmasın!
Eskiden olduğu gibi!
***
İlla ben yöneteceğim, geldim gitmeyeceğim benden olmayana aman da vermeyeceğim görev de vermeyeceğim itiraz edeni ya öldürecek ya da hapsedeceğim dersen, emperyalist Amerika’nın da Siyonist İsrail’in de ekmeğine yağ sürülmüş olur, iç huzursuzluk ve kaos’u hiçbir zaman bitmez, bitiremezsin!
Ortada bir yara olmasa kim neyi kaşıyacak!
Hep mi dış güçler suçlu!
Biz niye Amerika da bir şeyi kaşıyamıyoruz!
Hiç mi dertleri yok!
Niye herkes Amerika’dan yeşil kart Almanya’dan pasaport alma hayali kuruyor!
Nedir bu Müslümanların Schengen vizesi aşkı!
***
Molla’ya sosyal hayatta camide hacda umrede iş yerinde lokantada parkta okulda üniversitede ve dahi hayatın her alanında can kurban, can kurban da!
Onlar da biraz merhamet edip milletten el çeksin, yazıktır, günahtır!
Tamam cansınız, ciğersiniz de halkın da durumu ortada!
El insaf, el merhamet!
Sindir sindir, öldür öldür nereye kadar!
İslam, korkutarak sindirerek yönetin demiyor ya!
Fırsatını bulanın kaçmaya çalıştığı, kaçanın geri dönmek istemediği adaleti huzuru güvenliği avrupanın gavur memleketlerinde aradığı bir ülkede İslam’dan ne kadar bahsedebiliriz?
***
İslam dini,
Peygamberini, ehlibeytini sahabesini sevmek olduğu kadar kendinden olmayanları da sevmeyi emreder, kendinden olmayanlara da adaleti emreder, kendinden olmayanların da ehil olduğu alanlarda şans bulmasına olanak tanır!
Öyle olmayınca mollanın emevilerden ne farkı olur!
Ha yeşil siyasal İslam, ha turuncu!
***
Okuyan herkes bilir ki, Peygamber efendimizin Medine’de kurduğu devlet şeriat devleti değil adalet devleti idi!
Şeriat bir yaşam şeklidir, herkes İslami bir yaşam sürerse o belde doğal olarak İslam beldesi olur!
Peygamber efendimizin kurduğu devlet, Müslüman olmayanların dahi tabi olma mensup olma yarışına girdiği, kafilelerle hicret ettiği, gelir dağılımında uçurum olmayan, işin ehline verildiği hoş görü devleti idi!
Kimsenin kapısını penceresini kilitleme ihtiyacı duymadığı bir devlet idi!
Bu gün pencere demiri ve çelik kapı sistemleri özel kilit sistemleri en fazla Müslüman ülkelerde satılıyor!
Bence Müslüman olduğunu iddia eden her kes, halk da yöneticiler de kendisini Kur’an merkezli bir anlayış ile gözden geçirmeli!
Yazık.
Hepimize yazık.
***
Üzülerek, vefat eden Tüm İran halkına askerine polisine muhafızına kolluk kuvvetlerine birbirine kırdırılan bütün İran halkına yüce Allah’tan rahmet!
Güvenliği ve otoriteyi elinde bulunduran, olanlara saraylarından bakan, kendi tv kanallarından izleyen ülkemizin geçmişinde olumsuz bir hatıra olarak yerini alan pek çok insanımızın hayatını kaybettiği 1960 ve 80 ihtilallerinin Askeri vesayeti gibi, halkın ve seçilmişlerin üzerinde demir yumruğu ile duran Molla abilere de Yüce Allah’tan merhamet bilinç, şuur ve idrak niyaz ediyorum.
Peygamber efendimizin buyurduğu üzere, İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.
Ne dünyaymış ne bitmez dünyalık derdiymiş be.
Sürç-ü lisan ettimse hamd ola.