Teknoloji, yaşamımızın her alanına girdi. Hem de ne giriş…

Teknoloji, yaşamın her alanına girer de eğitime girmez mi? Okullarımızın çoğu, eğitimde teknolojiden yararlanmakta. Derslerin çoğunda bilgisayarlar, akıllı tahtalar işbaşında. Böyle olunca öğretmenler ikinci plana düştü. Oysa eğitimin asıl öğesi öğretmen ve öğrenci, yani insan. Doğaldır ki ikinci plana düşen birinin değeri de ikincil olur.

Öğrencilerin çoğu, teknolojiyi eğitim için değil de oynamak, eğlenmek ve zaman geçirmek için kullanmakta. Asıl erişimleri, eğlence ve oyun… Bu da onları hazırcı yapmakta. Düşünmeden, sorgulamadan, kendi içinde tartışmadan, araştırmadan ellerindeki telefon, tablet ya da bilgisayarda gördükleri her şeyi doğru sayıyorlar.

Ekrana bağlanıp kalan öğrencilerin çoğu, bir metni düzgün olarak okuyamıyor. Çünkü derste olsun oyun oynarken olsun metinleri kendileri değil, başkaları okuyor onlara. Onlar, okunan metne bakmıyorlar bile. Baksalar da çoğu zaman ekranlardaki metin görünmüyorlar. Bundan da anlaşılacağı üzere metni gözle izleme olanakları yok! Böyle olunca da metinde anlatılan düşünce, duygu, olaya odaklanmaları olanaksız oluyor. Kulaktan dolma, üstünkörü bir öğrenme söz konusu. Bu da onların dikkat sürelerini azaltıp en alt düzeye düşürmekte. Dikkat ve konuya odaklanmanın olmadığı bir yerde öğrenmenin olabileceğinden söz etmek olanaksız.

Çocuklar, ekranda kısa videolar izlemeye alışmışlar. Bu nedenle okuma metinleri, devinimli ve değişken görsellikte olmadığından odaklanma güçlüğü ortaya çıkıyor. Oysa onlar, saniyelerle ölçülen bir zaman diliminde başlayıp biten devinimli rengârenk görselleri izlemeye alışmışlar. Bir tuşa dokunarak izliyorlar bu görselleri. Ne sayfa çeviriyorlar ne de okuyup emek harcıyorlar. Bir de okunacak metinler, onların izledikleri videolardan daha uzun. Bu yazıları okurken sıkılıyorlar bu yüzden. İnsan, sıkıldığı bir işte başarılı olabilir mi hiç?

Okuyamayan çocuk, yazı da yazamıyor. Çünkü her şeyi ekranda gördüğünden yazı yazmayı unutmuş bir kuşaktan söz ediyoruz. Yazı yazmaları istendiğinde gözlerini devirip öfkeleniyor ve iletişimi kesiyorlar karşısındakiyle. Çoğu zaman öfkelerini kontrol edemediklerinden kırıp döküyorlar bulabildikleri her şeyi. Onların yazı yazmaları bir eziyete dönüşüyor. Dört beş satır yazı yazıncaya dek akla karayı seçiyor. Yazmamak için kırk dereden su getiriyor. Niye yazmadığı sorulunca “Sevmiyorum işte yazı yazmayı! Niye yazıyoruz ki? Bilgisayarda yazsam olmaz mı?” yanıtlarını işitiyoruz onlardan. Onlar yazı yazılacak tek aracın klavye olduğu kanısındalar. Bu nedenle kalem tutmayı unutuyorlar. Düşüncelerini kâğıda dökemiyorlar. Bu nedenle de el kasları ve motor becerileri gelişmiyor. Beyinle el arasındaki ilişki kopuyor. Kısacası beyin, eli yönetemiyor.

Çocuğunun yazmadığını gören anne ya da baba, oturup kendisi yazıyor onun yazması gerekeni. Böylece çocuğuna iyilik yaptığını sanıyor. Oysa onun odaklanmasını sağlayacak, dikkat süresini artıracak ve motor becerilerini geliştirecek bir fırsatı yok ediyor kendi eliyle. Bu da çocuğuna yaptığı bir kötülük oluyor bilerek ya da bilmeyerek.

Ekran bağımlısı çocuk ve gençlerin en büyük özellikleri, uzun süre yerlerinde oturamamaları. En küçük sorunu, büyük bir tartışmaya dönüştürebiliyorlar. Bu tartışmalar, sert kavgalara dönüşüyor çoğu zaman. Karşısındaki kişinin, annesi, babası, öğretmeni, arkadaşı ya da tanımadığı biri olması çok da önemli değil. Çünkü bu öğrenciler, toplum içindeki sosyal statüleri çoktan yok etti kafasında. Ekran bağımlılığının getirdiği bencillik; onun önce kendisine, sonra da çevresindekilere olan saygısını çoktan yok etti.

Ekran bağımlısı çocuklar, gereksiz yere tartışmaya bayılır. Tartışmayı uzattıkça uzatırlar. Çünkü ekranda öğrendiklerini, yaşamın tamamı sanırlar. Bu nedenle yaşamın gerçekleriyle yüzleşmekten kaçarlar köşe bucak.

Ne yazık ki dünyadaki teknolojik gelişimler, yapay zekâyı yaşamımızın ortasını yerleştirdi. Ekran bağımlıları, yapay zekânın her şeye egemen olduğu kanısındalar. Öğrenecekleri bir şey olunca ona soruyorlar. Oysa onu yönetenlerin verdiği izin kadar öğrenme olanağına sahipler yapay zekâdan. Şu anda dünyanın birçok yerinde bazı mesleklerin ortadan kalkacağı tartışılıyor. Yapay zekânın birçok meslek sahibini işsiz bırakacağı düşünülmekte bazılarınca.

Ekran bağımlısı çocukların ne yazık en eksik yanlarından biri, özgüvenleri. Yaşamlarında bir fark yaratmayı, üretken olmayı, özgün işler yapmayı uslarına getirmiyorlar bile. Oysa yaşamda kalmak için bir kişinin bazı temel becerilerini geliştirmesi gerekir. İnsan, yaşamı boyunca aklına hayaline gelmeyecek sorunlarla karşılaşır. Bunları teknoloji ve yapay zekâyla aşamaz hiç kimse. Bunları aşmak için kişinin kendi becerisine, gücüne, sağlıklı karar vericiliğine, mantıklı düşünmesine gereksinim var. Bu çocukların ne geçmişle bir bağı ne de bugünle gelecek arasında bir köprüleri var. Bu, onların kolsuz kanatsız bırakıyor. Yaşam savaşından onları koparıyor bağımlılıkları.

Çocuklarımızın yaşam savaşını kazanmaları için onları teknolojinin tutsaklığından kurtarmak gerekir çok geç kalmadan. Çünkü koca bir ömür, tutsaklıkla geçmez. Teknolojik bağımlılıktan kurtulan çocuklar, özgürlüklerine kavuşacaklar. Onlar için bundan daha iyisi var mı?

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       18 Ocak 2026


TEKNOLOJİ, EĞİTİM İLİŞKİSİ

Adil Hacıömeroğlu

19.01.2026 16:24:00

U-18 LİGİ'NDE GOL YAĞMURU 6.HAFTA NEFES KESTİ...

Erzurum’da Gıda denetimlerine aksatılmadan devam ediliyor…

Vali Çiftçi yangında hayatını kaybeden Serhat Kısa’nın cenaze namazına katıldı

Bugün hava tam bir Erzurum’du…

BİZİMKİLERİN KEYFİ YERİNDE.. ERZURUM'DA FIRTINA ESTİ.. DİYARBAKIR TEMSİLCİSİNE GEÇİT YOK....

Erzurum’da Gençler Gitmeyi Planlıyor, Kalanlar Susmayı

Yakutiye'den Anahtar sesi gelmeye başladı...

Anahtar Parti Pasinler İlçe Teşkilatı Birinci Olağan Kongresi Gerçekleştirildi

Anahtar Parti Erzurum Teşkilatından Patlama Yaşanan Bölgeye Ziyaret

Alevlerin Arasında Can Pazarı: Yakutiye’de İş Yeri Yangını İki Can Aldı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 18 13 1 4 27 43
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 18 11 2 5 14 38
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 18 7 6 5 10 26
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 18 6 4 8 2 26
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
9.KOCAELİSPOR 18 6 7 5 -3 23
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 18 3 8 7 -10 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 18 2 13 3 -19 9

YAZARLAR