Çocukluğum köyde geçti; sabah uyanır uyanmaz, daha kahvaltı bile yapmadan ilk işim inekleri köyün çobanına yetiştirmekti.
Rengi kırmızıya yakın olsa da kırmızı hitabının zorluğundan kaynaklı “Sarı Kız” diye adlandırdığımız, bir ineğimiz vardı.
Sarı Kız; normal aralıklarla doğum yapar, sevimli yavrusuyla evimizi, verdiği sütü sattığımızda aldığımız para ile de cebimizi şenlendirirdi. 
Hatta sütü bizden satın alan öğretmenlerime parayla satmamıza rağmen, sütü ben götürdüğümden olayın gerçeğini bilmeyen arkadaşlar bana torpil yapıldığını düşünerek, daha düne kadar;
“Sarı Kız’ın senin eğitim hayatına katkısı büyüktür” diye yarı şaka yarı ciddi takılırlardı.
Ama ne yalan söyleyeyim, öğretmenlerim gecenin vakti üşenmeden süt götürdüğümden olsa gerek, sütçü çocuğu severlerdi. 
Bir gün evde Sarı Kız’ın artık yavrulamayacağı çünkü “yaş itibarı ile anne olma yetisini kaybettiği” konuşuldu.
Konforu zedelenecek olan çocuğun psikolojisi gereği olsa gerek, kendimce haklı bir gerekçe bularak küçük bir sopayla Sarı Kız’ın sağ yanağına vurduğumu, vururken de sağ kocaman kahverengi gözünü kapatıp kafasını çevirdiğini unutmuyorum.
Çocuk aklımla; kasapla yapılan pazarlık sonrası Kasap Sarı Kız’ı götürürüp, hala sapasağlam duran demir kapıdan çıkarken Sarı Kız’ın gidişini seyrettiğimi, onun arkasına bile bakmadan gitmesinin yanağına vurduğum sopadan kaynaklı olduğunu düşünmüş içinde düştüğüm vicdan azabının etkisi ile hüngür hüngür ağlamıştım. Hatta ağladığımı gören anneannemin “kesmeyecekler” dediğini dün gibi hatırlarım. 
İşte;
Çocuk kafamla o gün anladım, kullanım süresi bitmiş, yük olmaya başlamışsan istenmezsin.
İleride yaşadıklarım hayatın gerçeği olan bu bilgime bilgi kattı.
Arıcılığa merak sardım, öyle ki uzmanı oldum diyebilirim. 
Erkek arılar sadece oğul zamanı işe yararlar, kışa girerken zaten kıt olan kovandaki bala ortak olacaklarından istenmezler. Nöbetçi dişi arılar tarafından kovana alınmaz dışarıda ölüme terkedilirler. Bir şekilde yol bulup içeri girenler veya içeride gizlenenler dişi arıda bulunan zehirli iğne benzeri kendilerini savunacak iğneleri de olmadığından, kendini savunamaz, genellikle de kafaları kopartılmış, iki parça halinde dışarıya atılırlar. 
Yeterince yavrulamayan ana (Kraliçe) arı da aynı akıbete uğrar. 
Yumuşatılmış şekilde olsa da insan ilişkileri de öyle değil mi?
Yaşlı adama, gözden de gönülden de uzak olsun düşüncesiyle; “Bağda bostan bekletirlermiş.”
Yaşı 50’yi geçmiş birisi olarak vereceğim örnekler benim de ağrıma gidecek olduğundan, insanlarla ilgili daha fazla örnek vermek istemiyor, bu hafif örneklerle insanlarla ilgili bölümü geçiştirmek istiyorum.
Hayvanlar ve insanlar aleminde durum böyle de devletler özellikle de emperyalist devletler ile  kişi ve örgütler arasındaki  durum çokta farklı mı? Bir fark hariç, çok da farklı değil:
Kullanan kullandığının, kullanılan da kullanıldığının bilincinde!
Kullanan stratejisi gereği işe yarar süresine kadar kullanır; kullanılan ise kullananın kullanım zaaflarından faydalanıp kullananı kullanmaya çalışıp kazanımlar elde etmeye çalışır.
Gizli anlaşmalarla yazılmış kullanım kılavuzunun genel özeti budur. 
Saddam, Kaddafi yıllarca beslendi, kullanım süreleri de yaşamları da bitti. 
Bin Ladin, Amerikan Üniversitelerinde okutulup eğitildi. Daha sonra, ABD’ye hizmet için salındı.  Afganistan’a Kimin yaptığı belli olmayan 11 Eylül saldırılarından sorumlu tutulup düşmanlaştırıldı; ölüsünü göstermeseler de öldürdük dendi.
Koskoca ABD yalan söyleyecek değil ya, biz de inandık!
ABD, İsrail merkezli emperyalistler, Ortadoğu’yu kendi menfaatleri doğrultusunda kontrol etmek amaçlı İŞİD'i türetti; İŞİD’i kontrol etmek için ise YPG-SDG’yi türetti. 
Kullanılmaya niyetli kullanılacak olan, kullanmak isteyen tarafından bir güzel kullanıldı.
Dediğim gibi, emperyalistler ülkeler kişi ve örgütleri kullanır; kişi ve örgütler de bunun bilincindedir.
Hal böyleyken; terkedildiğinde veya düşman ilan edinildiğinde ağlamayacaksın!
Ya kısırlaşmışsındır, ya yaşlanmışsındır ya oğul zamanı bitmiştir ya da gizli stratejik planda kullanım süren geçmiş, emperyalistleri dahi zehirleme sürecine girmişsindir. 
Bu yüzden:
Faydalanmaktan fayda görürken iyiydiyse; ağlayıp ta kimseyi kendine güldürmeyeceksin!
Sağlık, huzur, saygıyla kalın!

 


Süt Biter, Oğul Biter, İttifak Biter: Kullanılanın Kullanım Süresi Gerçeği

Hasan Barın

23.01.2026 11:38:00

ERZURUM ÜNİVERSİTELİ GSK ZİRVEDE.. KIZLAR İKİDE İKİ YAPTI....

ERZURUMSPOR FK U-19 ZİRVEYE İNANCIYLA YÜRÜDÜ...

Üreticiye Güçlü Destek

Palandöken Ekonomi Forumu ve Turizm Başkenti etkinlikleri değerlendirildi

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Erzurum Bölge Temsilcisi E. Alb. Ahmet Avcı, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi ziyaret etti

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi makamında ziyaret etti

Etkin Kamu Yönetimi, Güçlü Koordinasyon= Yakutiye Kaymakamlığı

Varan 25 / Erzurum’un DÜZGÜN’ü var…

Vedat Kan’la 25. Gün’ de Umudun Kapısı olan İŞKUR vardı…

Başkan Koçak teşekkür ziyaretlerine başladı…

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 18 13 1 4 27 43
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 18 11 2 5 14 38
4.GÖZTEPE A.Ş. 18 10 3 5 14 35
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 18 9 4 5 9 32
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 18 7 6 5 10 26
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 18 6 4 8 2 26
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
9.KOCAELİSPOR 18 6 7 5 -3 23
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 18 4 8 6 -6 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 18 4 8 6 -8 18
14.KASIMPAŞA A.Ş. 18 3 8 7 -10 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 18 2 7 9 -18 15
17.İKAS EYÜPSPOR 18 3 10 5 -14 14
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 18 2 13 3 -19 9

YAZARLAR