Yolsuzluk, rüşvet, peşkeş, usülsüzlük, yağma olaylarını teşhir ettiğim VARAN serisindeki dosyaları yayınlamaya başlayalı, halktan çok yoğun mesajlar ve telefonlar alıyorum.
İnsanlar " senin yazıların çok okunuyor, kimseden korkmadan, çekinmeden rüşvet ve yolsuzlukları cesaretle yazıyorsun, kalemini satmıyorsun, bizim de dertlerimizi yaz, belki dikkate alan olur ve sorunlar çözülür" diyorlar...
Bir kısım vatandaş ise, " elimde rüşvet, yolsuzluk, peşkeş bilgileri var. Memleketi soyuyorlar. Buluşalım anlatayım, belgeleri vereyim, çünkü korkusuzca yazıp konuşan bir iki gazeteci kaldınız, iktidarın para akıttığı gazeteciler bunları yazmıyor," diyor, belgelerini, bilgilerini aktarıyor, ben de araştırıp teyit ettiklerimi yayınlıyorum..
*
Son günlerde çocuklarını, adına " kaza" dedikleri TRAFİK CİNAYETLERİNDE kaybeden bazı anneler, babalar da mesajlar gönderiyorlar.
Şikayetlerin ortak konusu ne yazık ki ADALETİN ÇOK GECİKMESİ, BAZI HALLERDE CEZALARIN İÇLERİNDEKİ ACIYI DİNDİRMEK YERİNE, DAHA FAZLA ARTIRMASI....
Bu konu o denli canlarını yakıyor ki, " KKTC TRAFİK KAZALARI MAĞDURLARI" adı altında sosyal medyada örgütlendiler, yoğun paylaşımlar ve eylemler yapıyorlar
ACILI ANNE GÖNÜL SAĞIR YAZIYOR
Bunlardan biri olan Gönül Sağır, gönderdiği mesajda, seslerini duyurmamı rica ederek şöyle diyor;
" Sabahattin bey oğlum Cemre Yönet'i trafik kazasında kaybettim. Sizin gibi değerli ve araştırmacı bir gazetecinin bize destek olmasını rica ediyorum. Çünkü siz sevilen, bazen de doğruları konuştuğunuz için bazı kesimlerce sevilmeseniz de, takip edilen birisiniz..
Biz acılı AİLELERİN adalet arayışına değinmeniz çok değerli, inanın.
Bu ülkede adalet yok, yargıda sorun var.
23 aydır 13 mahkemeye girdim, her duruşma 2 dakika sürdü ve tahkikat memurunun hazırladığı dosyayı, maalesef savcı, suçu ispatlamak için kullanmadı.
Alkollü sürücünün suçu kabul etmesi için ikna edilmesi beklendi
Ve sanırım, zanlı 'suçu kabul etti ve adaletin tecellisine katkıda bulundu' diye ceza indirimi yaparak mahkemeyi bitirecekler..
Bunun da adı 'ADALET SAĞLANDI' olacak. KKTC'nin EVLADIMA ADALET BORCU VAR. ARTIK NEREYE BAŞVURACAĞIMIZI ŞAŞIRDIK. BİZİ DUYMUYORLAR. SAVCILAR, KATLEDİLEN EVLATLARIMIZIN ACISINI ÇEKEN BİZLERİN DEĞİL, BAZI AVUKATLARIN DEDİKLERİ YÖNDE DAVRANIYOR
Lütfen bizi siz duyun, sesimiz olun. Bu adalet değil. Suçlu bizmişiz gibi bizi cezalandırıyorlar.
Artık nereye gideceğimizi, kime şikayet edeceğimizi şaşırdık
Bizi, adalet dilencisi yaptılar, adaletin sadece adı var!"
ACILI ANNE MERYEM AYŞENUR GEZİCİ
Aldığım bir diğer mesaj da 25 yaşındaki oğlu Rıfat Gezici'yi bir TRAFİK CİNAYETİNDE YİTİREN Meryem Ayşenur Gezici 'den. Şöyle yazmış:
" Sabahattin bey, sesimizi kimlere duyuracağız, bilemez olduk. 25 yaşindaki oglumu dikkatsiz birisi katletti. Oğumun şeridine geçerek önūnū kesti. Oğlumun kanı sanki kurban kesilmiş gibi asfalta aktı. Yol, 2 metreden fazla oģlumun kanıyla doldu. Ve benim oğlum 7 aydır mezarda . Oğluma çarpan adam kefaletle serbest bırakıldı. Oğlum için adalet istiyorum
Bizim de sesimizi duyurun.
Kazadan ancak 200 gün sonra mahkememiz icin gün verildi.
Hastahanede sağlıkçı hastabakıcı olan oğlum Rifat Gezici, 17 mayıs 2025'de Boğaz yolu Pınarbaşı'nda bir arkadaşına gidiyordu. Karşıdan gelen dikkatsiz sūrūcū İbrahim Timbil, oğlumun şeridine ani giriş yaparak önünü kesti. Oğlum kanlar icinde olay yerinde can verdi. Oysa oğlum için düğün tarihini belirliyecektik. Kaza saat 18.00'de oldu. 1 saat sonra hastaneden bir telefon geldi. Hastaneye gittik, oğluma tam bir buçuk saat kalp masajı yaptılar ama kurtaramadılar. Oğlumun sedyede cansız bedenine sarıldım, öptüm her tarafını, sonra morga koydular bebeğimi. Buz gibi vücuduna sarıldım Rifatımın. Mezara koyacakları anda kefenlenmiş yūzūnū son bir defa açtırtım, sarıldım öptüm, öptüm sonra aldılar zorla kucağımdan ve gömdüler..8 aydır oğlum mezarda ama katili kefaletle serbest...
Oğlum kendi şeridinde gidiyordu. Karşıdan gelen dikkatsiz oğlumun yolunu ani kesmeseydi şimdi hayatta olacakı. Oğlumun katili niye tutuklu yargılanmadı? KIBRIS küçük bir yerdir. Ben oğlumun katili ile bir markette veya başka yerde karşılaşırsam sizce ne yapmam lazım? Cumhurbaşkanımızdan rendevu aldık, meclise gittik, hukuk komitesinin toplandığı gün, konuştuk. Tümüne de ölümlü trafik kazalarında zanlıların kefaletle serbest bırakılmaması gerektiğini söyledik.
Onlar da " elimizden gelen birşey olursa yapacağız" dedi .
Oğlumu katleden İbrahim Timbil, hem kalp hastası, hem tansiyon hastası ve kulağı da az işitiyor. Peki 63 yaşındaki hasta bir adamın ne işi var dümenin başında? Neden yollarda araba sürüyor? Beni evladıma hasret bıraktı, evim cehenneme döndū.
Oğlumun ikinci PI mahkemesinde kalp kirizi geçirdim, anjiyo oldum, tansiyon hastası oldum, ama oğlumun katili hiç bir şey yapmamış gibi hayatına devam ediyor Biz ise aylardır, makeme kapılarında yargıdan adalet dileniyoruz ...
Oğlumun hayellerini geleceğini çalan, onu hayattan koparan adam, neden hiçbir şey yapmamış gibi hayatına devam ediyor ? Biz adalet istiyoruz!
Bir ömür boyu oğluma hasret bırakıldım. Oğlumun katili de bir ömür cezaevinde tutuklu kalsın istiyorum veya verilebilecek en ağır cezayı istiyorum .
Senelerce sürüyormuş bu mahkemeler . 32 yaşında engelli bir de kızım var. Acıdan, 8 ayda 30 kilo verdim, engelli kızıma bakamıyorum. Bir an önce mahkemenin sonuçlanmasını ce oğlumun katilinin en ağır cezayı almasını istiyoruz"
BABA HALİL KOCABAŞ
Bu da trafik cinayetinde oğlu Adem Kocabaş'ı kaybeden babanın feryadı:
" Sabahattin bey selamlar.
Ben trafikte katledilen Adem Kocabaş'ın babasıyım.
Oğlum 23 mart 2023'de, Ramazan'ın birinci günü arkadaşlarıyla orucunu açtı. Evden saat dokuz gibi çıktılar. Karaoğlanoğlu'na kız arkadaşına gidiyordu. O an Merit Park Otel yolundan aracıyla çıkan Aliye İnanoğlu adlı bir kadın sürücü Alsancak tarafına doğru yüz metre gitmeden 3 tane arabayı süratli şekilde geçerek oğluma vurdu, benim fidanımın canına kıydı. Şimdi "benim timorum var, kanserim" diyor. Kanser hastası insan 187 promil alkollü olur mu?
3 yıl geçti, mahkemesi ancak şimdi alt mahkemede yeni başladı. 3 yıl geçti, daha adalet yerini bulmadı. Arkasında bir güç var ama kim, bilmiyoruz. Adaleti bekliyorum, gereğini yapmazlarsa adaleti sonunda ben uyguluyacağım ve sonra gidip teslim olacağım.' Siz yapamadınız ben yaptım' diyeceğim. Başka çare varsa siz söyleyin lütfen "
BABAMI DA BİR KATİL KATLETTİ
Evlatlarını trafik cinayetlerinde kaybeden anne ve babaların acılarını en derinden hissediyorum, şikayetlerini çok iyi anlıyorum. Çünkü aynı acıyı ben de yaşadım.
Babamı 2003'de trafiğe çıkan ehliyeti alınmış bir katil katletti!
82 yaşındaki Rahmetli Babam Yenişehir Şehitler Camisi'nden çıkmış, bisikleti ile evine gidiyordu. Arkadan gelen katil, gündüz aydınlığında yol kenarında bisikletini süren babama arkadan vurdu, onu savurdu, kaburgalarını kırdı, ciğerlerini parçaladı ve babam 1 saat sonra hastahanede acılar içinde, iç kanamadan öldü.
Cinayeti işleyenin geçmişte birçok trafik suçu vardı, ehliyeti alınmıştı ve ehliyetsiz araç kullanmaktaydı.
Birkaç hafta tutuklu kaldı. Sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Babamı katletmişti ama o, hiçbirşey olmamış gibi normal hayatına dönmüştü. . 2 yıl dava gündeme bile gelmedi.
Ona birkaç kez değişik yerlerde rastladım. Sanki bir insanı katletmemiş gibi, büyük bir rahatlık içindeydi..
Boğazına yapışmamak için kendimi çok zor tuttum. Babanızın, evladınızın katili ile aynı ortamda bulunmanın nasıl bir duygu olduğunu kimse anlayamaz!!
Avukatının savcılarla arası çok iyiydi.
Dava bir türlü görüşülmeyince, o döbem Yüksek Mahkeme Başkanı olan dostum Taner Erginel ile, Başsavcıya şikayette bulundum, ağır yazılar yazdım. Neticede 3. yılda dava sonuçlandı.
Katile 2 ay hapis, 1000 TL para cezası, 1000 TL tazminat ödeme kararı verildi.
Şok olmuştuk. Yattığı süre de cezadan düşüldü.
Demek ki bir insan öldürmenin cezası buydu.
Katil, EHLİYETSİZ olmasına karşın, yargı olaya TRAFİK CİNAYETİ veya ARAÇLA İNSAN KATLETMEK olarak değil "TRAFİK KAZASI" olarak bakmış, çoluk çocuğu olmasını, saygılı davranmasını vb hafifletici neden saymıştı.
Oysa bugün de geçerli olan bu yaklaşım çok yanlış.
Teknik nedenlerle olan kazalar TRAFİK KAZASI sayılabilir ama EHLİYETSİZ ARAÇ KULLANIRKEN, ALKOL VE UYUŞTURUCU ETKİSİNDE TRAFİĞE ÇIKARKEN, AŞIRI SÜRAT VE AŞIRI DİKKATSİZ YOL ALIRKEN, KIRMIZI IŞIKTA GEÇERKEN BİR İNSANIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLMAK, KAZA DEĞİL, TAAMMÜDEN CİNAYET İŞLEMEK OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ.
Silahı eline alıp adam öldürmekle, alkollü veya uyuşturucu etkisi altında, veya ehliyetsiz veya aşırı dikkatsiz veya aşırı süratli araç kullanarak veya kırmızı ışıkta geçerek birini öldürmenin ne farkı vardır?
Yasalar bu gerçeğe göre düzenlenmezse, cezalar bu anlayışla verilmezse trafikte işlenen cinayetler bitmez, katiller bedel ödemiş olmaz, evlatlarını kaybeden anne-babaların acıları dinmez...
O nedenle hükümete ve Meclise sesleniyorum:
Yukarıda vurguladığım şekilde yasaları düzenleyin, TAFİKTE KAZA-CİNAYET TARİFİNİ NET YAPIN, KATİLLERE VERİLECEK CEZALARI AĞIRLAŞTIRIN, DAVALARIN EN GEÇ 1 YILDA BİTMESİNİ SAĞLAYACAK DÜZENLEMELERİ YAPIN!