Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, beynin bir durumu tehdit olarak algıladığında öğrenme devresini kapattığını belirterek, psikolojik güvenliğin olmadığı ortamlarda hatalardan ders çıkarmanın zorlaştığına dikkat çekti. Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı günümüzde asıl meselenin bilgiyi hayata geçirebilmek olduğunu ifade eden Eryılmaz, buna rağmen birçok kişinin benzer hataları tekrar ettiğini söyledi. Hatalardan ders çıkarmanın hayati bir beceri olduğunu vurgulayan Eryılmaz, “İnsan bir yolda düştüğünde normal şartlarda ya o yoldan bir daha geçmez ya da daha temkinli olur. Ancak bazı durumlarda bu öğrenme mekanizması çalışmaz.” dedi.
“Tehdit algısı öğrenmeyi durduruyor”
Beyinde hataları analiz eden ve strateji geliştiren yapının korteks olduğunu belirten Prof. Dr. Eryılmaz, korteksin hemen altında tehlikeye duyarlı duygusal beynin yer aldığını aktardı. Beynin bir durumu tehdit olarak algılaması hâlinde duygusal merkezin hızla devreye girdiğini söyleyen Eryılmaz, bu durumda öğrenme devresinin kapandığını ve stres hormonlarının arttığını kaydetti.
Özellikle kortizol hormonunun yükselmesinin öğrenmeyi daha da zorlaştırdığını belirten Eryılmaz, “Kişi tam da hatadan ders çıkarması gereken anda, beyin öğrenmeye kapalı hâle gelir.” ifadelerini kullandı.
“Psikolojik güvenlik öğrenmeyi artırıyor”
Araştırmaların, psikolojik güvenliğin olduğu ortamlarda insanların hatalardan daha fazla ders çıkarabildiğini gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Eryılmaz, hata yapıldığında cezalandırılma veya dışlanma korkusunun öğrenmeyi engellediğini söyledi.
Bazı hataların arkasında gizli psikolojik ihtiyaçlar bulunduğunu ifade eden Eryılmaz, çocuklukta değer görme ve fark edilme ihtiyacının yetişkinlikte de benzer davranış döngülerine yol açabildiğini dile getirdi. Eryılmaz, “Bazı kişiler sürekli özür diler ama davranış değişmez. Çünkü altta yatan ihtiyaç karşılanmamıştır.” dedi.
“Her hata olumsuz değil”
Beynin geçmişte işe yarayan davranışları sürdürmeye eğilimli olduğunu belirten Prof. Dr. Eryılmaz, bazı hataların ise kişinin içsel dönüşüm yaşadığının göstergesi olabileceğini söyledi.
Daha önce rahatsız etmeyen bir durumun artık suçluluk ya da pişmanlık hissi uyandırmasının önemli bir farkındalık işareti olduğunu kaydeden Eryılmaz, “Bu nedenle her hata kötü değildir; bazıları değişimin ve farkındalığın kapısını aralar.” değerlendirmesinde bulundu.
“Öğrenme için doğru ortam şart”
Hatalardan ders çıkarabilmek için beynin doğru koşullara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, sakinleşmenin ve tehdit algısını azaltmanın öğrenmeyi yeniden mümkün kıldığını ifade etti. Derin nefes almanın, topraklama egzersizlerinin, yeterli uykunun ve hareketin öğrenmeyi desteklediğini dile getiren Eryılmaz, “Kendine sert çıkmak öğrenen beyni kapatır. Şefkat, güvenli ilişkiler ve doğru ortam sağlandığında beyin zaten hatalardan ders çıkarma kapasitesine sahiptir.” dedi. (İLKHA)