Suriye ile siyonist rejim arasında, ABD'nin doğrudan arabuluculuğunda yeni bir müzakere turunun başlatıldığı ortaya çıktı.
Paris'te yürütülen görüşmelerin ana gündemini, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın yeniden işler hale getirilmesi ve işgalcilerin Kuneytra hattından geri çekilmesi oluşturuyor.
Suriye resmi ajansı SANA'nın aktardığına göre, Şam yönetimi müzakerelere Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Genel İstihbarat Başkanı Hüseyin Selame başkanlığında katılıyor.
Görüşmelerin, Suriye'nin "pazarlık konusu edilemez ulusal haklarına bağlılığının" bir göstergesi olduğu vurgulanıyor.
Suriye tarafı, işgalci güçlerin 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesini, tam egemenliği esas alan ve iç işlerine müdahaleyi dışlayan dengeli bir güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesini talep ediyor.
Şam, bu sürecin ancak 1974 anlaşmasının ruhuna uygun şekilde ilerlemesi halinde anlamlı olabileceğini savunuyor.
İşgal cephesinde yeni müzakere ekibi
İşgal basınının sağcı gazetelerinden Maariv ise Paris görüşmeleri için yeni bir siyonist müzakere ekibinin görevlendirildiğini yazdı.
Habere göre heyete Washington'daki siyonist rejim büyükelçisi başkanlık ediyor; Netanyahu'nun askeri sekreteri de ekipte yer alıyor. Bu tercih, görüşmelerin ABD ile tam koordinasyon içinde yürütüldüğüne işaret ediyor.
Siyonist kaynaklar, temasların "ilişkilerde köklü bir değişim" anlamına gelmediğini, asıl hedefin kuzey cephesinde güvenlik risklerini azaltmak ve sahadaki karmaşık durumu yönetmek olduğunu ileri sürüyor.
Tel Aviv yönetimi, kendi "kırmızı çizgilerini" koruma vurgusunu da özellikle öne çıkarıyor.
Washington'un baskısı ve normalleşme hesabı
ABD merkezli Axios'un daha önce aktardığı bilgilere göre Washington, sınır hattında istikrar sağlanması ve ileride diplomatik normalleşmenin önünün açılması için iki taraf üzerinde yoğun baskı uyguluyor.
Paris'teki bu tur, yaklaşık iki aylık aranın ardından yapılan beşinci görüşme olarak kayda geçti.
Arka plan: İşgal derinleşiyor
Siyonist rejim, 1967'den bu yana Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü işgal altında tutuyor.
2024 sonunda Beşşar Esed yönetiminin devrilmesi sonrasında ise mevcut durumu fırsata çevirerek ayrıştırma anlaşmasının fiilen çöktüğünü ilan etmiş, Suriye'ye ait tampon bölgeyi de işgal etmişti.
Paris'teki müzakereler, bu fiili işgalin meşrulaştırılmasına mı hizmet edeceği yoksa Şam'ın egemenlik taleplerini sahaya yansıtıp yansıtamayacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Görüşmelerin sonucu, yalnızca Kuneytra hattını değil, Suriye-işgal rejimi denkleminde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. (İLKHA)