Mustafa Destici: ‘Aile kurumu Türkiye’nin asıl beka meselesi, milliyetçilerin adayı: Erdoğan’

Mustafa Destici: ‘Aile kurumu Türkiye’nin asıl beka meselesi, milliyetçilerin adayı: Erdoğan’

ANKARA (PERRE) - Berfin GÜRBÜZ - BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, aile kurumunun Türkiye'nin asıl beka meselesi olduğunu vurguladı. Destici, internet ve sosyal medyanın özellikle çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek TikTok'un kapatılma

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) tarafından düzenlenen 'Anadolu Sohbetleri' programında gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Destici, Suriye'deki son gelişmelerden terörle mücadeleye, emekli maaşlarından internet ve sosyal medya kullanımına kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"Suriye'de Rejim Değişti Ama Tehdit Bitmedi"

Konuşmasının başında Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren Destici, ülkede geçmişte bir "azınlık ve cunta rejimi" bulunduğunu belirterek, Esad rejiminin devrilmesini hem parti hem de ülke açısından olumlu karşıladıklarını ifade etti. Ancak rejim değişikliğinin ardından PKK'nın Suriye'nin kuzeyinde ABD desteğiyle güçlenmesinin yeni ve ciddi bir tehdit doğurduğunu söyledi. Destici, "2014'ten itibaren ABD'nin CENTCOM eliyle eğittiği, donattığı ve koruma altına aldığı bir terör yapılanması ortaya çıktı. Beş kanton kuruldu, her birinde binlerce silahlı unsur var. Bugün bu yapı, Amerika'nın desteğiyle Suriye'nin yaklaşık üçte birini kontrol eder hale geldi" dedi. SDG'nin 10 Mart mutabakatına uymadığını ve Halep'te yaşanan çatışmaların bunun açık göstergesi olduğunu vurguladı.

"ABD Desteği Oldukça SDG Silah Bırakmaz"

SDG'nin kendini feshetmesi ya da silah bırakması yönündeki beklentilerin gerçekçi olmadığını belirten Destici, bu yapının ABD ve İsrail'in Orta Doğu'ya yönelik uzun vadeli planlarının bir parçası olduğunu söyledi. SDG'nin sahadaki varlığını büyük ölçüde ABD'nin askeri, siyasi ve lojistik desteği sayesinde sürdürdüğünü ifade eden Destici, "Amerika desteği devam ettiği sürece SDG'nin ne silah bırakması ne de Suriye merkezi hükümetiyle tam anlamıyla entegrasyona gitmesi söz konusu değildir. Zaman zaman olumlu mesajlar verip ardından geri adım atıyorlar. Bu, tamamen süreci oyalamaya yönelik bir taktik" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Suriye denkleminde bilinçli şekilde devre dışı bırakılmaya çalışıldığını savunan Destici, özellikle Paris'te gerçekleştirilen ve Suriye ile İsrail'e ilişkin kritik görüşmelere Türkiye'nin davet edilmemesini eleştirdi. "Türkiye sahada fiilen var, askeri gücüyle, diplomatik ağırlığıyla ve sınır güvenliğiyle bu sürecin merkezinde yer alıyor. Ancak masada yok sayılmak isteniyoruz. Sahada kazanılan başarıların masa başında kaybettirilmesine yönelik bir çaba var. Türkiye buna kesinlikle izin "vermemeli ve kendi tezlerini her platformda kararlılıkla savunmalıdır" ifadelerine yer verdi.

Terörsüz Türkiye Ancak PKK'nın Topyekün Feshiyle Olur"

Destici, devletin iyi niyetinden şüphe duymadığını ancak karşı tarafın samimiyetsiz olduğunu söyledi. "Devletimize güveniyoruz ama PKK'ya asla güvenmiyoruz. İpleri ABD'nin elinde olan bir yapıdan bahsediyoruz. Silah bırakmadan, kendini feshetmeden ne anayasa konuşulur ne yasa" değerlendirmesinde bulundu. PKK'nın sadece Türkiye'de değil, Irak, Suriye, İran ve Avrupa'daki tüm uzantılarıyla silah bırakması gerektiğini vurgulayan Destici, aksi hâlde sürecin başarıya ulaşamayacağını ifade etti.

Emekli Maaşları Sosyal Bir Krize Dönüştü

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı. "2023'te en düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşının yüzde 65'i seviyesindeydi. Bugün bu oran yüzde 30'a düştü. Bu kabul edilemez" dedi. Kira artışları üzerinden somut örnekler veren Destici, emeklilerin alım gücünün her geçen gün eridiğini belirtti. Ayrıca prim gün sayıları arasındaki adaletsizliğe dikkat çekerek, emeklilik sisteminin kademeli ve adil biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

"Aile Kurumu Türkiye'nin Asıl Beka Meselesidir"

İnternet ve sosyal medya kullanımının aile yapısını tehdit ettiğini savunan Destici, özellikle çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. "İnternetin yaygınlaşmasıyla bilgiye ulaşım kolaylaştı ama ahlaki ve etik açıdan zarar verici içeriklere de her an erişilebilir hâle geldi. Bu durum aileyi ve toplumu ciddi şekilde tehdit ediyor" dedi.

Destici, özellikle TikTok gibi uygulamaların derhal kapatılması gerektiğini, 15 yaş altı çocukların internet erişiminin filtreleme ve denetim mekanizmalarıyla sınırlandırılmasının elzem olduğunu savundu. Türkiye'de doğurganlık oranının 1,4'e düşmesini "sessiz bir felaket" olarak nitelendiren Destici, aile yapısının zedelenmesinin uzun vadede devletin temel yapısını sarsacağını vurguladı. Kadınların çalışma hayatına katılımını destekleyecek düzenlemeler, kreş zorunlulukları ve aile odaklı sosyal politikaların hayata geçirilmesinin de aile bütünlüğünü korumada kritik rol oynayacağını söyledi.

"CHP'den Türk Milliyetçisi Cumhurbaşkanı Çıkmaz"

Destici, CHP'deki Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına değinerek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın milliyetçi partilerin ortak adayı olma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. "Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için öncelikle CHP'nin resmi adayı olması gerekir. CHP'nin adayı olmadığı sürece, başka partilerin oluşturacağı bir bloktan aday gösterilmesi gerçekçi değildir" dedi.

CHP'nin tarihsel geçmişine de dikkat çeken Destici, bu partinin Türk milliyetçileri açısından sorunlu bir sicile sahip olduğunu ifade ederek, tek parti döneminden başlayarak milliyetçilerin baskı, sürgün ve dışlanmayla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Milliyetçilerin Adayı Erdoğan'dır

Destici, Cumhurbaşkanlığı seçiminde belirleyici unsurun güçlü siyasi ittifak ve net ideolojik duruş olduğunu belirterek, Mansur Yavaş'ın Cumhur İttifakı'nın adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında birinci yarışmacı olabilecek pozisyonda olmadığını savundu. "Eğer bir siyasetçi seçime ikinci sıradan gireceğini görüyorsa, bu yarışa girmez" dedi.

Destici, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni eleştirerek, başkentte yıllardır gündemde olmayan trafik ve su sorunlarının CHP yönetimi döneminde ciddi şekilde arttığını ileri sürdü. Su krizine dikkat çeken Destici, "Kuraklık, iklim değişikliği ve nüfus artışı yıllardır bilinen gerçekler. Buna rağmen Ankara'nın geleceğini güvence altına alacak kalıcı su yatırımları yapılmadı. Baraj, yeni su kaynakları ya da altyapıyı güçlendirecek projeler ortada yok" dedi.

Sivas Belediyesi'nde hayata geçirilen SCADA sisteminden örnek veren Destici, Ankara'nın bu tür sistemleri çok daha kolay hayata geçirebileceğini ancak altyapı yatırımlarının yapılmadığını savundu.

"ABD Haydut Bir Devlet Gibi Davranıyor"

ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela ve Orta Doğu politikalarını eleştiren Destici, Washington yönetiminin küresel barışı tehdit ettiğini söyledi. "ABD olmasa İsrail Gazze'de soykırım yapamazdı. Amerika bugün uluslararası hukuku tanımayan bir haydut devlet gibi davranıyor" dedi.

Gülben Ergen Sanatçı Olarak Görülmüyor

Toplantının sonunda yöneltilen "Gülben Ergen sanatçı mı?" sorusuna da yanıt veren Destici, sanatın topluma örnek olma sorumluluğu taşıdığını belirtti. "İki türkü söyleyen ya da popüler olan herkes sanatçı değildir. Sanatçı, duruşuyla, topluma kattığı değerle ve ahlaki sorumluluğuyla anılır. Bu yönleriyle baktığımızda, Gülben Ergen'i sanatçı olarak görmüyorum" ifadelerini kullandı.

Kaynak : PERRE



Yorumlar (0)

GÜNDEM

Haberi Sesli Oku