15675,20%1,00
43,36% 0,27
50,96% 0,13
6905,56% 1,00
10946,20% 0,00
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptaline ilişkin açtığı dava, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde bulunan mahkeme salonunda yapıldı.
İmamoğlu ve avukatlarının savunmalarının ardından İstanbul Üniversitesi’nin avukatları söz aldı. Dava, diplomanın iptaline gerekçe gösterilen “yokluk” ve “açık hata” iddiaları etrafında şekillenirken, üniversite avukatının yaptığı bir açıklama dikkat çekti.
Üniversite avukatı savunmasında, idari işlemlerde yetkinin yanlış kullanıldığı iddiasını dile getirirken, “Sayın İmamoğlu’nun doğrudan yaptığı bir eylemi belirtmiyoruz” ifadesini kullandı. Bu sözler, salonda ve hukuk çevrelerinde önemli bir kırılma noktası olarak değerlendirildi.
Bunun üzerine söz alan Ekrem İmamoğlu ise savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Üniversitenin iki savunmasında da, dosyada da benim ismimin geçtiği tek bir somut eylem yok. Sunulan örneklerin tamamı, benim yatay geçişimden sonraki süreçle ilgili. Bu, utanç verici bir durumdur.”
İmamoğlu, savunmasının devamında mahkeme heyetine hitap ederek, yargı üzerindeki olası baskılara dikkat çekti ve şu sözleri kullandı:
“Telefonlar açılacak, mesajlar gelecek, geceleri uykularınız kaçacak. Ama unutmayın, vereceğiniz tek bir karar, bir ömürlük emeği ya yok eder ya da onuruyla yaşatır.”
Bu sözlerin ardından Mahkeme Başkanı, “Biz tarafsız ve vicdani kanaatimize göre karar vereceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” diyerek yanıt verdi.
Duruşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan idare hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday, üniversitenin sunduğu savunmaların ve belgelerin diploma iptal kararını hukuken güçlendirmediğini söyledi.
Günday, idari işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bir işlem, yapıldığı tarihte hangi hukuk kuralları geçerliyse ona göre değerlendirilir. Aradan 35 yıl geçtikten sonra bu işlemi geri almak, hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır.”
Günday ayrıca, fakültenin geçmişte hata yapmış olması ihtimalinde bile, ‘hukuki güvenlik ilkesi’ gereği bu işlemin bu kadar uzun bir süre sonra iptal edilemeyeceğini belirtti.
Mahkeme, yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada ocak ayı sonuna kadar karar verecek. Bu karar, İmamoğlu hakkında açılan diğer davayı da doğrudan etkileyecek.
İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı ceza davası ise, idare mahkemesinden çıkacak karar beklenerek 16 Şubat’a ertelendi. Hukukçular, idare mahkemesinin vereceği kararın bu dava açısından bağlayıcı nitelik taşıyacağına dikkat çekiyor.
