15618,02%0,48
43,28% 0,06
50,84% 0,86
6582,37% 1,34
10624,85% 0,96
Bu, ne laikliktir ne demokrasi. Bu, siyasi körlüktür.
Evet, Ekrem İmamoğlu’nun Süleymancılarla yıllara dayanan ilişkisi biliniyor.
Evet, Helvai Tekkesi İBB parasıyla restore edildi.
Evet, açılış yapıldı, dua edildi.
Ve evet, orası cami değil, tekke.
Atatürk’ün kapattığı bir yapının, “Atatürkçüyüm” diyen bir belediye başkanı tarafından açılması en az Menzil kadar tartışmalı bir konudur.
Ama neden susuluyor?
Çünkü burada ilke yok, taraf var.
Bir kesim için ölçü şu:
Cemaat AK Parti’ye yakınsa: “Orta Çağ, şeriat, tehlike!”
Cemaat CHP’ye yakınsa: “Toplumsal gerçeklik, kültürel miras, demokratik ilişki.”
Bu düpedüz çifte standarttır.
CHP’li Hakan Bahçetepe’nin Menzil bağlantılı Serhendi Derneği’ni ziyaret etmesi…
Eğer bunu bir AK Partili yapsaydı:
Manşetler atılırdı
Sosyal medya ayağa kalkardı
“Laiklik elden gidiyor” denirdi
Ama yapan CHP’li olunca ne oldu?
Derin bir sessizlik.
Bu sessizlik masum değil.
Bu sessizlik, samimiyetsizliğin itirafıdır.
Cemaatler gerçekten sorun mu?
Yoksa yalnızca “bizden olmayanın” cemaatleri mi sorun?
Eğer mesele devletin cemaatlerden arındırılmasıysa:
AK Partilisi de gidecek
CHP’lisi de gidecek
Belediyede de olmayacak
Bakanlıkta da olmayacak
Ama eğer mesele sadece iktidar devirmekse, o zaman kusura bakılmasın:
Bu laiklik değil, siyasi çıkarcılıktır.
Menzil eleştirisi haklıdır.
Ama seçici olduğu anda ahlaki üstünlüğünü kaybeder.
Bir tekkeyi AK Parti açınca “irtica”,
CHP açınca “kültürel miras” diyorsan…
Bir cemaate AK Parti yanaşınca “tehdit”,
muhalefet yanaşınca “sivil toplum” diyorsan…
Sorun cemaatler değil,
Sorun senin ilkenin olmamasıdır.
Ve ilkesiz muhalefet,
ülkeye iktidar kadar zarar verir.