15618,02%0,48
43,28% 0,06
50,84% 0,86
6582,37% 1,34
10624,85% 0,96
20 Ocak, Azerbaycan tarihinin en acı sayfalarından biridir. Ocak 1990’da Sovyet ordusunun Bakü’ye girmesi, onlarca masum insanın hayatına son verdi. Bu olaylar, merkezi yönetimin halkın artan hoşnutsuzluğunu siyasi yollarla değil, güç kullanarak bastırmaya çalıştığını açıkça gösterdi.
Sovyet ordusunun müdahalesi, şehirde resmi bir olağanüstü hal ilan edilmeden önce başladı ve sivil halka karşı şiddet uygulandı. Sokakta olanlar da, evlerinde olanlar da güvende değildi. Bu sadece bir operasyon değil, açık bir zulüm ve güç gösterisiydi.
Ancak, bu baskılar amacına ulaşamadı. Halkta korku yaratılmak istense de, bu korku toplumu geri adım atmaya zorlamadı. Aksine, 20 Ocak olaylarından sonra bağımsızlık fikri daha da güçlendi. Halkın mücadelesi tanklarla susturulamadı.
Human Rights Watch insan hakları izleme kuruluşunun raporuna göre, o gün 137 kişi şehit oldu.
Bu trajedi aynı zamanda siyasi açıdan bir dönüm noktası oldu. Toplum, mevcut sistemin kendi vatandaşına karşı silah kullanmaktan çekinmediğini gördü. İşte bu farkındalık, sonraki süreçlere ciddi şekilde etki etti.
20 Ocak’ı anmak yalnızca matem tutsaklık anlamına gelmemelidir. Bu tarihi anlamak, dersler çıkarmak ve unutmak yerine hatırlamak önemlidir.