İran'ın eski veliaht prensi Rıza Pehlevi, iki yıl önce İsrail'e yaptığı ziyaretin arkasındaki gerekçeyi açıklarken Pers İmparatoru Büyük Kiros'a atıfta bulundu. Pehlevi'nin "tarihi sorumluluk" vurgusu bölgede yeni tartışmaları tetikledi.
İran'ın devrik Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu ve eski veliaht prensi Rıza Pehlevi, İsrail'e yaptığı ziyaretle ilgili sessizliğini bozdu. İki yıl önce gerçekleşen ve o dönem İran kamuoyunda sert tepkilere yol açan ziyaretin nedenini açıklayan Pehlevi, savunmasını tarihe dayandırdı.
Rıza Pehlevi, İsrail ziyaretinin siyasi bir mesajdan çok, tarihsel ve kültürel bir mirasın devamı olduğunu savundu. Açıklamasında Pers İmparatorluğu'nun kurucularından Büyük Kiros'a dikkat çeken Pehlevi, Yahudi halkı ile Persler arasındaki bağın 2 bin 500 yıl öncesine uzandığını ifade etti.
Pehlevi, Büyük Kiros'un MÖ 6. yüzyılda Babil'i fethettikten sonra sürgündeki Yahudileri özgür bıraktığını ve Kudüs'e dönmelerine izin verdiğini hatırlattı. Ayrıca Kiros'un, yıkılan mabedin yeniden inşa edilmesine destek verdiğini belirterek, bunun tarihte eşine az rastlanan bir hoşgörü örneği olduğunu söyledi.
"Biz kendimizi bu tarihsel mirasın devamı olarak görüyoruz" diyen Pehlevi, Pers uygarlığının farklı dinlere ve topluluklara yaklaşımının bugünün siyasi tartışmalarından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Eski veliaht prens, İsrail'e gitme kararının da bu anlayıştan kaynaklandığını belirterek, İran halkının geçmişte farklı inançlarla kurduğu ilişkilerin görmezden gelinmemesi gerektiğini dile getirdi. Pehlevi'ye göre bu ziyaret, bugünkü İran yönetiminin sert ve ideolojik çizgisinden bağımsız bir tarihsel hatırlatmaydı.
Pehlevi ayrıca, İran halkı ile İsrail halkı arasında düşmanlığın kaçınılmaz olmadığını savunarak, bunun sonradan inşa edilmiş bir siyasi söylem olduğunu ima etti.
Rıza Pehlevi'nin açıklamaları, İran İslam Cumhuriyeti'nin İsrail karşıtı resmi politikalarıyla açık bir çelişki oluşturuyor. Tahran yönetimi İsrail'i "gayrimeşru" olarak tanımlarken, Pehlevi'nin tarihsel bağlara vurgu yapan yaklaşımı dikkat çekici bulundu.
Bu çıkış, özellikle Orta Doğu'daki tarih anlatıları, kimlik siyaseti ve rejim karşıtı muhalefet açısından önemli bir mesaj olarak yorumlandı.
Pehlevi'nin sözleri kısa sürede sosyal medyada geniş yankı bulurken, destekleyenler kadar eleştirenler de oldu. Bazı kullanıcılar açıklamayı "tarihi gerçeklerin hatırlatılması" olarak değerlendirirken, bazı kesimler ise bunun güncel siyasi dengeleri zorlayan bir hamle olduğunu savundu.
Uzmanlara göre Pehlevi'nin bu açıklaması, yalnızca geçmişe yapılan bir gönderme değil; aynı zamanda İran muhalefetinin geleceğe dair alternatif bir dış politika vizyonu sunma çabası olarak da okunuyor.