Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreninde yaptığı konuşmada hem kültür-sanat dünyasına hem de küresel gündemin en sıcak başlıklarından biri olan Gazze'deki insani krize ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Erdoğan, Filistin halkının yaşadığı dramın görmezden gelindiğini vurgulayarak, İsrail yönetimini sert sözlerle eleştirdi.
Konuşmasında Gazze'ye yönelik insani yardım girişimlerinin sistematik şekilde engellendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kurumların ve Batılı ülkelerin çabalarının sonuçsuz kaldığını dile getirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu hedef alan Erdoğan'ın kullandığı ifadeler salonda uzun süre yankı buldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de ağır bombardımanlar ve abluka altında yaşam mücadelesi veren Filistin halkına Türkiye'nin desteğinin süreceğini vurguladı. Konuşmasında, Filistinlilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Erdoğan, direniş ruhuna dikkat çekti.
Erdoğan, "Şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu kaybetmeyen Filistin halkıyla dayanışma içindeyiz. Zor zamanlardan geçen bu mazlum halka destek vermek, insanlık görevidir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin davasının yanında olacağını vurguladı.
Gazze'ye insani yardım ulaştırılması konusunda yaşanan engellere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler ve Batılı aktörlerin devreye sokulmasına rağmen İsrail'in tutumunun değişmediğini söyledi. Erdoğan, şu sözlerle tepkisini dile getirdi:
"Konteyner gönderelim diyoruz, Birleşmiş Milletler'i, Batı'yı devreye sokuyoruz. Ancak Netanyahu denilen firavun bu işlere asla ilgi duymuyor. İnsani yardımı bile kabul etmiyorlar."
Bu açıklamalar, İsrail'in Gazze politikalarına yönelik eleştirilerin en sert örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
Konuşmasının kültür ve sanat bölümünde Necip Fazıl Ödülleri'nin taşıdığı misyona değinen Erdoğan, bu ödüllerin 2014 yılından bu yana Türkiye'nin düşünce ve edebiyat dünyasına önemli katkılar sunduğunu söyledi. Ödüllerin, genç yazar ve fikir insanlarının yetişmesine zemin hazırladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'in Türk düşünce hayatındaki yerini "vakar ve cesaret" kavramlarıyla tanımladı. Üstadın, baskılar karşısında geri adım atmayan duruşunun genç kuşaklar için güçlü bir örnek olduğunu ifade etti.
Erdoğan, konuşmasının devamında küreselleşmeyle birlikte kültürel yozlaşmanın arttığını savundu. Dijital çağın, edebiyat ve düşünce dünyasında bir yön krizine neden olduğunu belirten Erdoğan, bu süreçte nitelikli kültür ve sanat çalışmalarının daha da önem kazandığını söyledi.
Necip Fazıl Ödülleri'nin gençler için bir "pusula" işlevi gördüğünü dile getiren Erdoğan, kültürel kimliğin korunmasının Türkiye'nin geleceği açısından hayati olduğunun altını çizdi.